17 Kasım 2008 Pazartesi

İşşiz sayısı 207 bin kişi arttı

Geçen yılın aynı döneminde işsizlik oranı yüzde 9.2 düzeyinde bulunuyordu.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) üçer aylık dönemler itibarıyla her ay açıkladığı Hanehalkı İşgücü Anketi'nin, "Temmuz-Ağustos-Eylül" dönemini kapsayan, "Ağustos" sonuçlarına göre, bu dönemde iş gücüne katılım oranı ise yüzde 49.8 olarak hesaplandı.

İşsiz sayısı Ağustos 2008 döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre 207 bin kişi artarak, 2 milyon 439 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0.6 puanlık artışla yüzde 9.8 seviyesinde gerçekleşti.

Bu dönemde istihdam edilenlerin sayısı ise geçen yıla kıyasla 449 bin kişi artışla 22 milyon 509 bin kişiye yükseldi.

Türkiye İstatistik Kurumu, üçer aylık dönemler itibarıyla her ay kamuoyuna duyurduğu Hanehalkı İşgücü Anketinin "temmuz-ağustos eylül" dönemini kapsayan "ağustos 2008" sonuçlarını açıkladı.

İşgücü Anketine göre, ağustos döneminde Türkiye'de kurumsal olmayan sivil nüfus, bir önceki yılın aynı dönemine göre 767 bin kişilik artışla 69 milyon 756 bin kişiye, kurumsal olmayan çalışma çağındaki nüfus da 770 bin kişi artarak 50 milyon 87 bin kişiye ulaştı.

Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 140 bin kişi, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı ise 310 bin kişi arttı.

Söz konusu dönemde, istihdam edilenlerin yüzde 28,1'i tarım, yüzde 19,5'i sanayi, yüzde 5,9'u inşaat, yüzde 46,5'i ise hizmetler sektöründe yer aldı.

Önceki yılın aynı dönemiyle karşılaştırıldığında, tarım sektöründe istihdamın payı 0,1 puan, sanayi sektörünün payı yüzde 0,4 arttı, inşaat sektörünün payı ise 0,6 puan azaldı. Buna karşılık hizmetler sektörünün payı değişmedi.

İşsizlik kentlerde yüzde 12 arttı

Türkiye genelinde işsiz sayısı, ağustos döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 207 bin kişi artarak 2 milyon 439 bin kişiye yükseldi. İşsizlik oranı ise 0,6 puanlık artış ile yüzde 9,8 olarak gerçekleşti.

Kentsel yerlerde işsizlik oranı 0,4 puanlık artışla yüzde 12, kırsal yerlerde ise 0,7 puanlık artışla yüzde 6,3 oldu.

Gençlerin yüzde 19,1'i işsiz

Ağustos 2008 döneminde genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 19,1 olarak hesaplandı. Bu oran 2007 yılının aynı döneminde yüzde 19,2 idi.

Türkiye'de tarım dışı işsizlik oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,8 puanlık artışla yüzde 12,7 seviyesine çıktı.

Bu dönemdeki işsizlerin 69,8'ini erkek nüfus oluşturdu. Anket sonuçlarına göre, işsizlerin profili şöyle:

* İşsizlerin yüzde 55,5'i lise altı eğitimli.
* Yüzde 26,8'i bir yıl ve daha uzun süredir iş arıyor.
* İşsizler sıklıkla (yüzde 30,1) "eş-dost" vasıtasıyla iş arıyor.
* Yüzde 82,4'ü (2 milyon 10 bin kişi) daha önce bir işte çalışmış.
* Daha önce bir işte çalışmış olan işsizlerin yüzde 49,6'sı "hizmetler", yüzde 22,8'i "sanayi", yüzde 19,3'ü "inşaat", yüzde 8,3'ü ise "tarım" sektöründe görev almış."

İstihdamın yapısı

Söz konusu dönemde istihdam edilenlerin de yüzde 72,7'sini erkek nüfus meydana getirdi. İstihdam edilenlerin yüzde 61,1'ini lise altı eğitimliler oluşturdu.

İstihdam yapısına ilişkin diğer bazı veriler şöyle:

* Yüzde 57,6'sı ücretli, maaşlı ve yevmiyeli, yüzde 26,6'sı kendi hesabına ve işveren, yüzde 15,8'i ücretsiz aile işçisi.
* Yüzde 61,8'i "1-9 kişi arası" çalışanı olan işyerlerinde çalışıyor.
* Yüzde 2,8'inin ek bir işi var.
* Yüzde 3,8'i mevcut işini değiştirmek için veya mevcut işine ek olarak bir iş arıyor.
* Ücretli olarak çalışanların yüzde 86,8'i sürekli bir işte çalışıyor.

Bu arada, Maliye Bakanlığı tarafından derlenen verilere göre, 2008 yılının üçüncü döneminde toplam kamu istihdamı 2 milyon 919 bin kişi olarak belirlendi.

Kayıtdışı istihdam yüzde 46,6

TÜİK'e göre, kayıtdışı istihdam edilenlerin oranı, Ağustos 2008 döneminde, 2007 yılının aynı dönemine göre 2,1 puanlık azalışla yüzde 46,6 olarak gerçekleşti.

Bu dönemde, geçen yılın aynı dönemine göre tarım sektöründe kayıt dışılık yüzde 88,3'den yüzde 87,4'e, tarım dışı sektörlerde ise yüzde 33,3'den yüzde 30,7'ye geriledi.

İşgücüne katılım

Ağustos 2008 döneminde, Türkiye genelinde iş gücüne katılım oranı, geçen yılın aynı dönemine göre 0,5 puanlık artışla yüzde 49,8 olarak gerçekleşti.

Erkeklerde iş gücüne katılma oranı 0,1 puanlık artışla yüzde 73, kadınlarda ise 1 puanlık artışla yüzde 27,1 oldu. Kentsel yerlerde işgücüne katılma oranı 0,6 puanlık artışla yüzde 46,9, kırsal yerlerde yüzde 0,7 yükselişle yüzde 55,2 oldu.

Toplam işgücünün yüzde 18,1'ini 15-24 yaş grubundakiler oluşturdu. Lise altı eğitimlilerde işgücüne katılma oranı yüzde 48,1 iken, yüksek öğretim mezunlarının katılım oranı yüzde 78,9 olarak belirlendi.

Lise altı eğitimlilerde erkeklerin işgücüne katılma oranı yüzde 72,1, kadınların yüzde 23,5 oldu. Lise ve dengi okul mezunlarında erkeklerde işgücüne katılma oranı yüzde 76,1 iken kadınlarda yüzde 34,2 oldu. Yüksek öğretim mezunlarında ise erkeklerde işgücüne katılma oranı yüzde 84,3, kadınlarda yüzde 70,7 olarak ölçüldü.

Ağustos 2008 döneminde işgücü dışında olanların yüzde 39,2'si daha önce bir işte çalıştı. Daha önce bir işte çalışıp, söz konusu dönemde işgücü dışında olanların (10 milyon 58 bin kişi) yüzde 28,5'i emeklilik, yüzde 7'si mevsim gereği, yüzde 18,6'sı sağlık nedeniyle, yüzde 11,1'i evlilik, yüzde 6,2'si işten çıkartılma/iş yerinin kapanması, yüzde 5,5'i işinden memnun olmama ve yüzde 23,1'i diğer nedenlerle en son çalıştıkları işten ayrıldı.

İşgücü hareketleri

Ağustos 2008 döneminde 1 milyon 563 bin kişi işe yeni başladı veya iş değiştirdi. Bunun toplam istihdam içindeki oranı yüzde 6,9 oldu. İşe yeni başlayan veya iş değiştirenlerin yüzde 31,3'ü, 25-34 yaş grubunda yer aldı.

Bu dönemde işe başlayan veya iş değiştirenlerin yüzde 19,8'i sanayi, yüzde 37,2'si hizmetler, yüzde 21,8'i inşaat sektöründe, yüzde 21,2'si ise tarım sektöründe işbaşı yaptı. Mevcut işsizlerin yüzde 16,1'ini (392 bin kişi) bu dönemde işten ayrılanlar oluşturdu.

Kaynak:Cnntürk

İşsizlik ağustosta arttı

Türkiye'de Ağustos 2008 dönemi itibariyle işsizlik oranı yüzde 9,8 olarak hesaplandı.

Geçen yılın aynı döneminde işsizlik oranı yüzde 9,2 düzeyinde bulunuyordu.

Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) üçer aylık dönemler itibarıyla her ay açıkladığı Hanehalkı İşgücü Anketinin, “Temmuz-Ağustos-Eylül” dönemini kapsayan, “Ağustos” sonuçlarına göre, bu dönemde iş gücüne katılım oranı ise yüzde 49,8 olarak hesaplandı.

İşsizlik oranı kentlerde yüzde 12, kırsal kesimde yüzde 6,3 olarak belirlendi.

2005 yılından itibaren Hanehalkı İşgücü Anketinin tahminleri, hareketli üçer aylık dönem ortalamaları esas alınmak kaydıyla aylık olarak yayınlanıyor.

Bu seride ilgili üç aylık dönemin ağırlıkları, dönem ortası aya ilişkin nüfus projeksiyonları esas alınarak hesaplanırken, ifade kolaylığı açısından tahminler de dönem ortası ay adıyla ifade ediliyor.

İŞSİZLİK, KENTLERDE YÜZDE 12 ARTTI

Türkiye genelinde işsiz sayısı, ağustos döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 207 bin kişi artarak 2 milyon 439 bin kişiye yükseldi.

İşsizlik oranı ise 0,6 puanlık artış ile yüzde 9,8 olarak gerçekleşti. Kentsel yerlerde işsizlik oranı 0,4 puanlık artışla yüzde 12, kırsal yerlerde ise 0,7 puanlık artışla yüzde 6,3 oldu.

GENÇLERİN YÜZDE 19,1'İ İŞSİZ

Ağustos 2008 döneminde genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 19,1 olarak hesaplandı. Bu oran 2007 yılının aynı döneminde yüzde 19,2 idi.

Türkiye'de tarım dışı işsizlik oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,8 puanlık artışla yüzde 12,7 seviyesine çıktı.

Bu dönemdeki işsizlerin 69,8'ini erkek nüfus oluşturdu. Anket sonuçlarına göre, işsizlerin profili şöyle:

“-İşsizlerin yüzde 55,5'i lise altı eğitimli.

-Yüzde 26,8'i bir yıl ve daha uzun süredir iş arıyor.

-İşsizler sıklıkla (yüzde 30,1) “eş-dost” vasıtasıyla iş arıyor.

-Yüzde 82,4'ü (2 milyon 10 bin kişi) daha önce bir işte çalışmış.

-Daha önce bir işte çalışmış olan işsizlerin yüzde 49,6'sı “hizmetler”, yüzde 22,8'i “sanayi”, yüzde 19,3'ü “inşaat”, yüzde 8,3'ü ise “tarım” sektöründe görev almış.”

İSTİHDAMIN YAPISI

Söz konusu dönemde istihdam edilenlerin de yüzde 72,7'sini erkek nüfus meydana getirdi.

İstihdam edilenlerin yüzde 61,1'ini lise altı eğitimliler oluşturdu. İstihdam yapısına ilişkin diğer bazı veriler şöyle:

“-Yüzde 57,6'sı ücretli, maaşlı ve yevmiyeli, yüzde 26,6'sı kendi hesabına ve işveren, yüzde 15,8'i ücretsiz aile işçisi.

-Yüzde 61,8'i “1-9 kişi arası” çalışanı olan iş yerlerinde çalışıyor.

-Yüzde 2,8'inin ek bir işi var.

-Yüzde 3,8'i mevcut işini değiştirmek için veya mevcut işine ek olarak bir iş arıyor.

-Ücretli olarak çalışanların yüzde 86,8'i sürekli bir işte çalışıyor.”

Bu arada, Maliye Bakanlığı tarafından derlenen verilere göre, 2008 yılının üçüncü döneminde toplam kamu istihdamı 2 milyon 919 bin kişi olarak belirlendi.

KAYIT DIŞI İSTİHDAM YÜZDE 46,6

TÜİK'e göre, kayıt dışı istihdam edilenlerin oranı, ağustos 2008 döneminde, 2007 yılının aynı dönemine göre 2,1 puanlık azalışla yüzde 46,6 olarak gerçekleşti.

Bu dönemde, geçen yılın aynı dönemine göre tarım sektöründe kayıt dışılık yüzde 88,3'den yüzde 87,4'e, tarım dışı sektörlerde ise yüzde 33,3'den yüzde 30,7'ye geriledi.

İŞ GÜCÜNE KATILIM

Ağustos 2008 döneminde, Türkiye genelinde iş gücüne katılım oranı, geçen yılın aynı dönemine göre 0,5 puanlık artışla yüzde 49,8 olarak gerçekleşti.

Erkeklerde iş gücüne katılma oranı 0,1 puanlık artışla yüzde 73, kadınlarda ise 1 puanlık artışla yüzde 27,1 oldu. Kentsel yerlerde iş gücüne katılma oranı 0,6 puanlık artışla yüzde 46,9, kırsal yerlerde yüzde 0,7 yükselişle yüzde 55,2 oldu.

Toplam iş gücünün yüzde 18,1'ini 15-24 yaş grubundakiler oluşturdu. Lise altı eğitimlilerde iş gücüne katılma oranı yüzde 48,1 iken, yüksek öğretim mezunlarının katılım oranı yüzde 78,9 olarak belirlendi.

Lise altı eğitimlilerde erkeklerin iş gücüne katılma oranı yüzde 72,1, kadınların yüzde 23,5 oldu. Lise ve dengi okul mezunlarında erkeklerde iş gücüne katılma oranı yüzde 76,1 iken kadınlarda yüzde 34,2 oldu. Yüksek öğretim mezunlarında ise erkeklerde iş gücüne katılma oranı yüzde 84,3, kadınlarda yüzde 70,7 olarak ölçüldü.

Ağustos 2008 döneminde iş gücü dışında olanların yüzde 39,2'si daha önce bir işte çalıştı. Daha önce bir işte çalışıp, söz konusu dönemde iş gücü dışında olanların (10 milyon 58 bin kişi) yüzde 28,5'i emeklilik, yüzde 7'si mevsim gereği, yüzde 18,6'sı sağlık nedeniyle, yüzde 11,1'i evlilik, yüzde 6,2'si işten çıkartılma/iş yerinin kapanması, yüzde 5,5'i işinden memnun olmama ve yüzde 23,1'i diğer nedenlerle en son çalıştıkları işten ayrıldı.

İŞ GÜCÜ HAREKETLERİ

Ağustos 2008 döneminde 1 milyon 563 bin kişi işe yeni başladı veya iş değiştirdi. Bunun toplam istihdam içindeki oranı yüzde 6,9 oldu. İşe yeni başlayan veya iş değiştirenlerin yüzde 31,3'ü, 25-34 yaş grubunda yer aldı.

Bu dönemde işe başlayan veya iş değiştirenlerin yüzde 19,8'i sanayi, yüzde 37,2'si hizmetler, yüzde 21,8'i inşaat sektöründe, yüzde 21,2'si ise tarım sektöründe işbaşı yaptı.

Mevcut işsizlerin yüzde 16,1'ini (392 bin kişi) bu dönemde işten ayrılanlar oluşturdu.

BRÜKSEL’DEN HABERLER

Türkiye -AB İlişkileri

AB Komisyonu Ekonomik ve Mali İşler Genel Müdürlüğü’nün aday ülkelerle ilgili hazırladığı son iki raporda Türkiye ile ilgili şu görüşlere yer veriliyor:

Aday ülkeler tarafından Nisan 2003’te yapılan mali bildirim sonuçları raporu:

• Kamu maliyesi verilerinin kapsam ve kalitesinin iyileştirilmesinde önemli bir ilerleme kaydedilmiştir,
• Verilere göre kamu maliyesine yönelik önemli etkenlerin başında 1999 depremi ve 2001 mali krizinin geldiği görülüyor,
• Kamu borçlanmasının kısa vadeli yapısı faiz ve döviz kuru dalgalanmalarının gelir-gider dengesi ve borçlanma düzeyi üzerinde çabuk ve önemli bir etki yapmasına yol açıyor;
• 2002 ve 2003 dönemlerinde bu şokların azalma eğilimine geçtiği görülüyor,
• Kamu maliyesinin ESA 95 sistemine uyumu ile birlikte, tarım destekleme ve bankacılık sektöründe tasfiye gibi siyasi kararların maliyet muhasebesinin daha saydam ve doğru yapılabildiği gözleniyor.


2003 mali bildirimleri ışığında aday ülkelerin borç eğilim tahminleri raporu:

• Türkiye ve Bulgaristan’da kamu borçlanma oranlarında görülen düşüş sonucunda 13 aday ülke kamu borçlanması ortalama değeri gayrisafi yurtiçi hasılanın (GSYİH) 2001 yılında %63.8’i 2002’de %57’si oldu. 2003 yılında bu değerin %54.2’ye düşmesi bekleniyor.
• Mayıs 2004’te üye olacak on aday ülkede ise ortalama değer 2001 yılında GSYİH’nın %36.9’u olurken 2002’de %40’ına yükseldi, bu oranın 2003 yılında %41.2’ye yükseleceği tahmin ediliyor;
• 2003 yılı tahminlerine göre en düşük kamu borçlanması oranının %5.5 ile Estonya’da, en yüksek ise %86 ile Türkiye’de olması bekleniyor.
Genişleme Süreci

850.000 kayıtlı seçmenin %64’ünün katıldığı halk oylaması sonucunda Estonya AB üyeliğini %67 oranında “evet” oyuyla kabul etti. Seçmenlerin %33’ü ise üyeliğe karşı oy kullandı.

Bilgiye dayalı rekabet gücü yüksek bir ekonomi düzeyine ulaşmak amacıyla aday ülkelerin önceliğinin eğitim yatırımları olması gerektiği vurgulanıyor. Eurostat’ın yaptığı araştırmaya göre Mayıs 2004’te üye olacak on aday ülkede öğrencilere sağlanan mali yardımların AB üyelerine göre çok düşük oranlarda olduğu görülüyor. Bu ülkelerde eğitim harcamalarının GSYİH içinde payının ortalama değeri 1999’da %5.5 oldu. Aynı dönemde eğitim kurumlarına doğrudan harcamaların GSYİH’ye göre ortalama değeri bu ülkelerde %4.9, AB’de ise %4.7 oldu. Öğrencilere yapılan doğrudan mali yardımların kamu harcamaları içindeki payı ise bu ülkelerde %2.3, AB ülkelerinde %6.1 oldu.

Macaristan, Çek Cumhuriyeti ve Polonya Merkez Bankası Başkanları Euro alanına girmek için ulusal para birimlerinin en az iki yıl dalgalanmaya bırakılacağı Döviz Kuru Mekanizması (ERM II) koşullarını eleştirdiler. ERM II kurallarının yorumunda, AB Komisyonu ve Avrupa Merkez Bankası döviz kuru dalgalanma aralığının %2.25 olması gerektiğinde ısrar ederken Maastricht Antlaşması %15 dalgalanma aralığını mümkün kılıyor. Bu bağlamda sözkonusu ülkelerin merkez bankası başkanları dar bir dalgalanma marjının sabit kurla aynı anlama geleceğini ve bunun yeni üye ülkeler için risk yaratabileceğini savundular. Başkanlar, yatırımcıların her an döviz piyasalarında spekülasyon yapabileceklerini ve bu durumun merkez bankalarının müdahalesini zorunlu kılıp kurların dalgalanma marjını aşacağına dikkat çektiler.

Macaristan ERM II’ye 2004 ortalarında katılmayı planlarken, Polonya ve Çek Cumhuriyeti sırasıyla 2008 ve 2010 yıllarında Euro alanına dahil olmayı hedefliyor.

AB - Dünya Ticaret Örgütü (WTO)

Dış ticaretten sorumlu AB Komiseri Pascal Lamy, Cancun’da yapılan WTO görüşmelerinin başarısızlığa uğraması sonucunda yaptığı basın toplantısında AB olarak görüşmelere müzakerelerin %50’sini gerçekleştirmek amacıyla başladıklarını ancak %30’la geri döndüklerini açıkladı. Lamy, Doha Kalkınma Gündemi’nin AB’nin dış ticaret politikasında öncelikli konumda olduğunu, bu nedenle AB’nin Cancun’a çözüm bulma konusunda kararlı geldiğini söyledi. Müzakereler süresince karşı görüştekileri dinleyerek tekliflerini gözden geçirdiklerini ve sonuç olarak masadaki teklifin tüm üye ülkeler için adil bir çözüm olabileceğini öne süren Lamy görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanmasının herkesin kaybı olduğunu ekledi.

Ekonomi

Yılın ikinci üç aylık döneminde Euro alanı ülkelerinin GSYİH’unda %0.1 oranında düşüş görüldü. Halihazırda teknik anlamda ekonomik resesyon (ardarda iki üç aylık dönemde düşüş) olmamakla birlikte, bu düşüşün Euro alanı ülkelerini resesyona yakınlaştırdığı açıklandı. Bu dönemde AB genelinde GSYİH oranı aynı kaldı. İkinci üç aylık dönemde yıllık GSYİH büyüme oranları ise Euro alanı ülkelerinde %0.2, AB genelinde %0.5 oldu.

İsveç’te para birimi olarak Euro’ya geçmek için yapılan halk oylaması sonucunda %56 oranında “hayır”, %42 oranında “evet” oyu çıktı. Ülkede, başkent Stockholm dışında tüm bölgeler İsveç para birimi kronun değişmemesi için oy kullanıldı. Başbakan Göran Persson Euro’ya geçme konusunda yeni bir halk oylamasının gelecek 10 yıl içinde olması ihtimalinin düşük olduğunu açıklad